Paylaş
Konut Kredisi Ev Kredisi Resim Yok
Güncelleme: 14 Ağustos 2017
PDF ÇIKARYAZDIR
Uzun vadeli ipotekli konut kredisi (mortgage) ile ilgili tasarının Meclis’e sunulması ve kredi faizlerinin 1 puanın altına inmesi inşaat sektörünü hareketlendirdi. Büyük şehirlerde konut alımında yaşanan patlama tehlikeyi de beraberinde getirdi. Kalitesiz bina yapıp deprem sonrası köşelerine çekilenler, iş değiştirmek isteyenler, elinde sermayesi olanlar apartman dikmek için arsa bulma yarışında.

Küçük il ve ilçelerdeki müteahhitler bile inşaat pastasından pay almak için büyük şehirlere akın ediyor. İzmit Gölcük’te üç apartmandan oluşan siteyi yarım bırakıp İstanbul’a gelen bir müteahhidin kendisini arayan kooperatif üyelerine verdiği cevap yaşananları gözler önüne seriyor: “Burada para çok. Beni beklemeyin.”

Türkiye Müteahhitler Birliği Genel Sekreteri Haluk Büyükbaş, inşaat yapanların sayısının yap-satçılarla birlikte 200 bini geçtiğine dikkat çekiyor. Geçmişte yapılan işlere, sicillere, teknik yeterliliklere göre müteahhitlik sertifikasının düzenlenmesi gerektiğini dile getiren Büyükbaş, bu sertifikaya sahip olmayanlarca inşa edilecek yapılara ruhsat verilmemesini istiyor.

2001’deki krizde aylık yüzde 5,5’e yükselen banka faizleri son yıllarda hızlı bir düşüş gösterdi. Konut kredi faizleri aylık yüzde 0,99’a kadar inince konut alımlarında büyük artış yaşandı. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre 2005 yılının Ocak-Eylül döneminde 15 büyük ilde 25,8 milyar YTL değerinde 571 bin emlak satıldı. Konut pastasında en büyük paya sahip İstanbul’da 9 ayda satılan 154 bin konutun değeri ise 9,5 milyar yeni lira. Ocak-eylül döneminde Türkiye genelinde ipotekli konut sayısı ise 200 bini buldu. Konuta hücum, inşaat sektöründe pastanın ani şekilde büyümesine yol açtı. İştah kabartan inşaat pastası, asıl işi müteahhitlik olmayan ve yap-satçı olarak tabir edilen çok sayıda kişinin de sektöre girmesine sebep oldu. 17 Ağustos 1999’daki depremden bir süre sonra inşaat işinden çekilen Cevdet Y. eski yap-satçıların yeniden işbaşı yaptığını belirtiyor. Büyük depremin ardından sıklaşan denetimlerin bir süre sonra gevşediğini belirten Cevdet Y.’nin depremden sonra yaşadığı bir olay dikkat çekici: “İnşaatın her katında belediye görevlilerinin kontrole gelmesi gerekiyordu. Katlara beton atarken belediyeye telefon açıyor ‘Gelin kontrol edin.’ diyordum. Ama hiç kimse gelmiyordu. Hatta bana ‘Kata beton attığına dair fotoğraf çek getir, gerisini biz hallederiz.’ diyorlardı. Ben istediğim yerin fotoğrafını çekip götürsem nereden bilecekler bana ait olduğunu?” Depremden sonra yap-satçılığı bırakan Mirza K. da kat karşılığı yapılan inşaatlardaki tehlikeye dikkat çekiyor. Şehir içlerindeki arsaların çok değerlendiğini, sahiplerinin arsa karşılığında apartmandan yüzde 50’ye varan pay istediğine dikkat çeken Mirza K., “Yap-satçı ‘Başkası yapmasın ben yapayım’ düşüncesiyle bunu mecburen kabul ediyor. Halbuki yüzde 50 müteahhidi kurtarmaz. Yap-satçı arsa sahibine verdiği tavizi apartmanın malzemesinden çalarak karşılamaya çalışıyor.” diyor. Bayındırlık Bakanlığı da meydana gelen istismarların farkında. Zaman’a konuşan bir yetkili, inşaatlarda kalfa ve usta olarak çalışan kişilerin bir süre sonra piyasaya girip müteahhitlik yapmaya başladığını belirtiyor. Tecrübe, ekipman ve sermayeleri tartışma konusu olan kişilerin kaliteli iş yaptığını söylemenin kolay olmadığını ifade eden yetkili, müteahhitlikle ilgili yasal düzenlemelerin yeterli olmadığını kabul ediyor. Aynı yetkili şu bilgileri veriyor: “Şu anda yapı denetimi kanunu 19 il için geçerli. Yapı denetiminin 81 ile yaygınlaştırılması için 4708 sayılı Yapı Denetim Hakkında Kanun’nda yapılacak değişiklik tasarı taslağı hazırlandı. Ayrıca her önüne gelenin müteahhitlik yapmaması için inşaat işiyle uğraşacaklara sertifika uygulaması gündemimizde.”

Türkiye Müteahhitler Birliği de her önüne gelenin inşaat yapmasının işini iyi yapan müteahhitlerin imajını zedelediği düşüncesinde. Birlik Genel Sekreteri Haluk Büyükbaş, binayı yapacaklarda yeterlilik aranmaması sebebiyle Türkiye’de binaların yüzde 65’inin imara aykırı inşa edildiğini belirtiyor. Müteahhitlik için limited şirket kurmanın yeterli olduğunu belirten Büyükbaş, “Bir manav da, berber de parası olduktan sonra müteahhitlik yapabilir. Oysa berberlik yapmak için dahi belge isteniyor.” diyor. Çimento Müstahsilleri Birliği Başkanı Adnan İğnebekçili de çimentonun nihai ürünü olan hazır betonda standart dışı ve faturasız satışların yapılarda güvenlik sorununu beraberinde getirdiğini kaydediyor. Betonda kalite sorununun yanında miktar yönüyle de çeşitli usulsüzlükler yaşandığını söyleyen İğnebekçili, hazır beton sektörünün kayıt altına alınması çabalarının tavizsiz sürdürülmesini istiyor. Türkiye Hazır Beton Üreticileri Birliği, standarda uygunluk, çalışma ruhsatı ve faturalı satış gibi yükümlülükleri hiçe sayarak ülkeyi zarara uğratan firmaların çoğalmasından şikayetçi. Birliğe göre bazı inşaat firmaların şantiyelerine kurdukları beton santrallarında kendileri için yaptıkları üretimin yanında dışarıya da satış yapıyor. Birlik Genel Sekreteri Ferruh Karakule, hazır beton tesislerinin kuruluş ve işletme aşamalarında yerel yönetimlerin tecrübeli eleman eksikliği sebebiyle zaman zaman sıkıntı yaşandığını belirtiyor.

İnşaatlar nasıl denetleniyor?
Yap-sat sistemi ile çalışan müteahhitlere yapı ruhsatını belediye sınırları içinde belediyeler, mücavir alan dışındakilere ise valiliklere bağlı il özel idareleri veriyor. Belediyeler hem kendi ekipleri hem de denetim kuruluşları eliyle bitinceye kadar yapıyı denetlemekle sorumlu. Yapının fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olarak tamamlandığının tespitini yapıp kullanma izni vermekle mükellef. 17 Ağustos depreminden sonra çıkarılan 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu ile 19 ilde yapı denetim kuruluşları vasıtasıyla inşaatlar denetleniyor. Yapılara ilişkin veriler, binanın sahibi, müellifi, denetimini üstlenen kuruluş, proje ve yapı denetçileri yapı ruhsatı aşamasında Bayındırlık Bakanlığı’nın ilgili birimlerine sunuluyor. Bakanlığın birimleri sorumluluk alanı ile ilgili hususları kontrol ediyor.

RUHSAT VERİLEN KONUT SAYISI

Yıl——Daire

2002: 161.000

2003: 202.000

2004: 323.000

2005: 204.000*

(*)Ocak-haziran
 
19.12.2005

HABER – İSA SEZEN / ZAMAN

CEVAP VER

Yorumunuzu yazınız.
Lütfen buraya adınızı yazınız